Gıda Mühendisliği Mezunları Kadro Bekliyor!

Atama Bekleyen Gıda Mühendisleri, Tarım ve Gıda Bakanlığı bünyesinde çalışan Gıda Mühendisi sayısının azlığına dikkat çekerek atama talebinde bulundu.

Gıda Mühendisliği Mezunları Kadro Bekliyor!
Gıda Mühendisliği Mezunları Kadro Bekliyor!

Atama Bekleyen Gıda Mühendisleri, Tarım ve Gıda Bakanlığı bünyesinde çalışan Gıda Mühendisi sayısının azlığına dikkat çekerek atama talebinde bulundu.
Yıllarca büyük umutlarla okuyan, ancak ne özel sektörde, ne de devlette iş imkanı bulamadıklarını belirten gıda mühendisleri, devlette istihdam edilmelerinin kayıp olmayacağını ve halk için sağlık anlamına geleceğini ifade ettiler.

İşte Gıda Mühendisleri tarafından bize iletilen o mektup.

Gıda Mühendislerinin İstihdam Sorunları

Yıllarca büyük umutlarla okuyan biz gıda mühendisleri, ne özel sektörde ne devlette maalesef iş bulamıyoruz. Her yıl artan mezun sayımız, daraltılan yetki alanlarımız, devlette ihtiyaç olduğu söylendiği halde bütçeden geçmediği gerekçesiyle açılmayan kadrolar ve bu durumları fırsata çevirerek bizleri asgari ücretle çalıştıran özel sektör mesleğimizi bitirme noktasına getirdi. 2014 yılı sonu verilerine göre özel sektörde istihdamı zorunlu personel olarak Gıda Mühendisi sıfatıyla çalışanların sayısı 5000’dir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda istihdam edilmiş olan toplam gıda mühendisi sayısı ise 1595’tir. Buna karşın ülkemizde 40 bin civarı mezun, 15 bin civarı öğrenci gıda mühendisi bulunmaktadır. 2014 KPSS sınavında 80 puanın üstündeki gıda mühendisi sayısı bile 2000’den fazladır. Yıl 2016’ya geldiğinde ise bu sayının yaklaşık 1600 olduğu gözlenmiştir.

Amacımız yılda yaklaşık 4500 öğrenci kabul eden Gıda Mühendisliği bölümü mezunlarının çalışma alanlarının düzenlenerek, önümüzdeki yıllarda daha büyük bir sıkıntıya dönüşmeden bir düzene kavuşturulmasını ve halkımızın güvenilir, sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamaktır. Biz gıda mühendisleri olarak bu mesleğe önem verilmezse oluşabilecek tehlikeleri biliyor ve bu tehlikelere karşı önlem alınmasını istiyoruz.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Gıda Denetim Verileri

gıdaGıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı mevcut gıda denetçi personeli ile ülkemiz genelindeki gıda işletmelerinin denetimini yetiştirememektedir. Bakanlığımızın verilerine göre 2013 yılında en az 118767 gıda işletmesi bir kez bile denetlenememiştir. Eylül 2014 verilerine göre 5023 denetim personelinin sadece 1075’i Gıda Mühendisidir. İlgili alanları, bir kısmının teknik bilgi sahibi Gıda Mühendisleri yerine, birkaç haftalık kurslarla denetmen sıfatı verilen çalışanların denetlemiş olması gerçekleştirilmiş olan denetimlerin % kaç oranda verimliliğe sahip olduğu hakkında soru işareti yaratmaktadır. Oysaki bir gıda mühendisi gıda denetimi konusunda kurs görmeye ihtiyaç duymadığı gibi eğitim verecek konumdadır.

2014 yılında Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün raporuna göre Türkiye'de kayıt ve onay kapsamında toplam 646 bin 882 gıda işletmesi bulunmaktadır. Fakat bakanlık tarafından gerçekleştirilen denetim sayısı 600 bin 924 ile sınırlı kalmıştır.

Konunun daha vahim tarafı  ise bu rakam (600 bin 924) 2014’te denetlenen işletme sayısı değil denetim sayısıdır. Yani söz konusu rakam, ikincil ve üçüncül denetim ile yıllık kontrol planı, rutin, takip, şikâyet, ALO 174 ihbar, numuneli ve numunesiz denetimleri de kapsamaktadır.

Özel Sektörde Gıda Mühendisliği

2010 yılında yürürlüğe giren 5996 sayılı kanun ile 30 beygir gücü altındaki ve 10 kişiden daha az işçi çalıştıran işletmelerde Gıda Mühendisi çalıştırma zorunluluğu kaldırılmıştır. Daha sonra çıkan yönetmelikle de işletme kapasitesi işletmecinin beyanına bırakılmıştır. Yani işveren kapasitesini 30 beygir altında gösterebilir ve Gıda Mühendisi çalıştırma zorunluluğunu yok edebilir. Gıda işletmeleri bu yola sıkça başvurmakta ve o işletmenin bir gıda uzmanı tarafından kontrol edilmesini istememektedir. Çünkü birçok gıda işletmesi kazançlarını arttırmak uğruna gıdalarda taklit ve tağşiş yoluna gitmektedir. Gıda mühendisleri bu yolu tasvip etmediği için işletmeler mecbur kalmadıkça gıda mühendisi istihdam etmemektedir. Yasal zorunluluk gereği Gıda Mühendisi istihdam eden gıda işletmelerinin büyük çoğunluğu ise bizleri 1000-1500 TL civarında maaşlarla vasıfsız işçi statüsünde, haftanın altı bazen de yedi günü uzun mesai saatleri boyunca çalıştırmakta, sigorta ücretlerini asgari ücretten değerlendirip yatırmaktadır. TMMOB tarafından belirlenip, devlet tarafından onaylanan taban ücret ve sigorta değerlerinin, olması gerektiği gibi yatırıldığının denetlenip sorgulanmaması nedeni ile işletme sahipleri tarafından üzerimizde rahat bir baskı kurulmasına yol açmaktadır. Bir gıda işletmesinde Gıda Mühendisinin üreten, geliştiren, kalite ve kontrolü sağlayan, yön veren pozisyonda olması gerekirken işletme sahipleri diplomamızı ele geçirip, bizleri ustabaşlarının emri altına vererek; yeri geldiğinde hamallık, şoförlük, paketlemecilik, sekreterlik, muhasebecilik vs. birçok alanda çalışması istenen vasıfsız işçi şeklinde kullanmakta ve bizleri etkisizleştirmektedir.

Aslında olması gereken ise üreticinin Gıda Mühendisini dinlemesidir. Ancak bu şekilde yüksek verim ve düşük maliyetle sağlıklı ürünler üretilebilir.

Gıda Güvenliği Konusunda Avrupa Birliği ile Müzakerelerimiz

AB Komisyonu’nun 8 Ekim’de açıklanan 2014 Yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda “Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikası alanındaki ilerleme sınırlı kalmıştır. Genel olarak, bu alandaki hazırlıklar başlangıç aşamasındadır.” ibaresi yer almaktadır. Oluşturulması istenilen etkin bir gıda denetim ağı kurularak “tarladan sofraya güvenilir gıda” hedeflerinin gerçekleştirilmesidir. Bu doğrultuda teknik bilgi sahibi gıda mühendisleri sayesinde gıda güvenliğinde Avrupa Birliği’nden bir adım önde olabilme şansımız varken kullanmıyoruz. Hatta bilinmedik bir nedenle alanımızdan uzaklaştırılmaya ve daha önce elimizde bulunan yetkilerimiz başka bölümlere paylaştırılmaya çalışılıyor.

Çözüm Önerilerimiz

Ülke ihtiyaçlarına göre üniversitelerin gıda mühendisliği bölümlerinin kontenjanları ve yeterlilikleri gözden geçirilmelidir. Amaç çok sayıda vasıfsız mühendis yetiştirmek değil, yeterli sayıda kaliteli mühendis yetiştirmek olmalıdır. Bu doğrultuda uygulamaya dayalı bu bölümler için asgari laboratuvar malzemeleri sayısı, öğrencilerinde deneylere katılma imkânları gibi sınırlamalar getirilmeli; asgari öğretim görevlisi bulundurma sınırı yükseltilmelidir. Gıda mühendisliği bölümlerine bağlı pilot tesis şeklinde ufak çaplı gıda işletmeleri kurulmalı, gıda mühendisleri haftanın belli günlerinde bu pilot tesiste çalışmalıdır. Tesis küçük bir işletme olduğu için üniversiteye yük olmayacak aynı zamanda ek gelir sağlayacaktır. Gerekirse ufak çaplı devlet desteği veya devlete ait işletmelerle (Örnek: Atatürk Orman Çiftliği) dayanışma sağlanarak tesis kendine yetecek düzeye gelene kadar desteklenmelidir. Bu tip işletme daha önce Ege Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde kullanılmıştır.

GTHB 20 bin boş kadrosuna ihtiyacı kadar gıda mühendisi alımını yapmalıdır. Bu şekilde hem ihtiyacı olan yetişmiş personele sahip olarak yetersiz denetim şikâyetlerinden kurtulacak hem de özel sektör kapısındaki yığılmayı rahatlatacaktır. Alımı yapılan gıda mühendisleri ile kurulacak olan gıda güvenliği birimi hem yılda en az 3 kez tüm gıda işletmelerinin denetimini sağlamalı hem de denetimler sonrası işletmelere rehberlik yapmalıdır. Bu sayede üretim gelişecek, giderler ve israf azalacak; halk hem sağlıklı hem de daha ucuz gıdaya ulaşacaktır.

Gıda denetimlerinin artmasıyla caydırıcı etki oluşturulacak, halka güvenilir gıda ulaştırılarak sağlık giderlerinde azalma sağlanacaktır. Ayrıca turizmin yoğun olduğu bölgelerde gıda denetimleri sıklaştırılmalıdır. Yaşanabilecek istenmeyen gıda zehirlenmeleri seyahatleri yarıda kesip turistlerin ülkesine dönüşe neden olabileceği gibi ülke prestijimizi olumsuz olarak etkileyerek yeni turistlerin gelişine engel olacaktır. Turistler ülkemizden sağlıklı şekilde ayrıldığında prestijimiz ve turizm gelirimiz artacaktır.

5996 sayılı kanunda düzenlemeler yapılarak gıda mühendislerine özel sektörde iş imkânı sağlamalıdır. Bu sayede kendini geliştirebilen gıda mühendisleri hak ettikleri maaşları kazanabilirken; küçük firmalarda ağır maddi yük altına girmeden oto kontrol mekanizmasının bir parçası olacak, mühendisinin becerisi doğrultusunda daha rahat büyüme sağlayacaktır.

Özel sektörde çalışan gıda mühendislerinin hakları koruma altına alınmalı; sigortalarının ve maaşlarının yasal olarak belirlenen asgari rakamlar dikkate alınarak ödenmesi sağlanmalıdır. Bunun sağlanabilmesi için, devlete ait bir havuz hesap oluşturulabilir. Gıda işletmeleri maaş ödemelerinden önce (Örneğin en az 5 gün) devletin havuz hesabına ücretleri yatırmalı, sonrasında özel sektör çalışanı mühendise maaşı devletin havuz hesabından ödenmelidir. İşten atılma durumları belirli kriterlere bağlanmalı, nedensiz yere kimse işten çıkarılamamalıdır.

Her okulda bir Gıda Mühendisi görevlendirilerek ilköğretimin her basamağında çocuklarımız güvenilir gıda tüketimi, israfın zararları ve obezite konusunda bilgilendirilmelidir. Gıda Mühendislerinin toksikoloji bilgisi sayesinde ergenlik dönemine girmekte olan 7. ve 8. sınıf öğrencilerine sigaranın, alkolün ve uyuşturucunun zararları üzerine eğitim verilerek çocuklarımız zararlı alışkanlıklardan korunabilir. Kantinlerin günlük denetimi görevli Gıda Mühendisi tarafından sağlanabilir. Ayrıca okul etrafında belirli mesafedeki gıda satış-toplu tüketim noktalarının da günlük denetimleri ile çocuklarımız için gıda güvenliği çok büyük oranda sağlanmış olacak, ileride oluşabilecek gıda kaynaklı kronik hastalıkların önüne geçilmiş olacaktır.

Hijyen eğitimleri, sağlıklı içme suyu sağlanması ve laboratuvar hizmetleri başta olmak üzere, Sağlık Bakanlığı’nın halka güvenilir gıda sağlama ve halk sağlığını koruyucu önlemler alma görevlerini düzenli bir şekilde sağlayabilmesi için daha fazla gıda mühendisine ihtiyacı vardır. 25.11.2014 tarih 32305452-610-1081 sayı ve “Yazılı Soru Önergesi Cevaplandırılması” konulu soru önergesi cevabına göre 81 ilimizde bulunan 83 Halk Sağlığı Laboratuvarında 78 gıda mühendisinin görev yaptığını belirtmiştir. Her Halk Sağlığı laboratuvarımızda Gıda Mühendislerinden oluşan bir Ar-Ge birimi oluşturulması, her hastanemizde gıda zehirlenmelerini incelemek üzere yine gıda mühendislerinden oluşan bir denetim ekibinin oluşturulmasını önermekteyiz. Özellikle acil olarak her hastanede sorumlu bir gıda mühendisi görevlendirilerek, hastanenin yemekhanesinden kantinine kadar her noktada gıda güvenliği sağlanmalıdır.

Kışlalarımızda gıda güvenliğinden sorumlu olan birimler Gıda Kontrol Müfreze Komutan (GKMK)’lıklarıdır. Ancak bu birimler laboratuvar tekniği olarak GTHB’ye bağlı Gıda Kontrol Laboratuvarları kadar gelişmiş yapıda değildirler. Kışlalarda ihtiyaç duyulan analizlerin hepsini GKMK’lıklarının yapamadığından dolayı sorumlu personelin Gıda Kontrol Laboratuvarlarında bu analizleri yaptırması durumun en basit kanıtıdır. Ayrıca GKMK’lığı tarafından belirli periyotlarla gerçekleştirilen denetlemelerin, denetçilere uygulanan rütbe baskısından veya aynı devre ilişkilerinden dolayı sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilemediği düşünülmektedir. Bu nedenlerle GKMK’lıklarının kaldırılarak sorumluluğun GTHB bünyesinde bir birime verilmesi ile rütbe baskısına maruz kalmadan daha objektif bir birim tarafından denetlemeler gerçekleştirilecek, gerekli laboratuvar hizmetleri de aksamadan GTHB bünyesindeki Gıda Kontrol Laboratuvarlarında yapılabilecektir. GKMK’lığı personeli ise kışlalarda yedek subaylar eliyle yürütülmeye çalışılan gıda/su güvenliği hizmetlerini yürüterek kışlaların kendi içindeki etkinliğini artıracaktır.

Zabıtaların laboratuvar teknikleri ve gıda işletmeleri üzerine eğitim almadıkları düşünülürse, Resmi Gazete’de 11 Nisan 2007 tarihinde yayınlanan 26490 sayılı Belediye Zabıta Yönetmeliğinin Bölüm 3 madde 10-1-c-6 ve madde 10-1-c-12 de geçen görevlerin, konuda teknik bilgi sahibi gıda mühendisleri önderliğinde yapılmasının daha doğru olacağı sonucuna ulaşılır. Bu maddeler dışında belediyelerin yürüttüğü diğer gıda/su güvenliği kontrol ve numune alma/sevk etme işlemleri içinde en doğru sonucu alabilmek adına gıda mühendislerine ihtiyaç vardır. Tüm bu durumlar göz önüne alındığında belediyeler yetki sınırlarındaki nüfus yoğunluğu ve gıda işletmesi sayısına bağlı olarak gıda mühendisi istihdam etmelidir. Bu sayede belediyeler, sorumlu oldukları gıda/su güvenliği konularında daha etkin bir kontrol mekanizmasına sahip olacaklardır. Öyle ki ramazan ayı boyunca açık olan iftar çadırlarının da düzenli olarak kontrolü sağlanmış olacaktır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin de şikâyet ettiği bir durum olan gıda konusunda bilgi kirliliği insanlarımızın dengesiz beslenmesine ve çeşitli para tuzaklarına kanmasına neden olmaktadır. Gıda konusunda doğru bilgi sahibi olmayan kişiler, kendilerince nedenlerle medyada yer tutarak halkımızın zihnini yanlış bilgilerle doldurmaktadır. Bu durumdan etkilenen halk yanlış beslenme alışkanlıklarına sevk edilmekte, sağlıklı yaşayacağım diye düşünürken aslında sağlığından olmaktadır. Ayrıca yine bu kişiler ülkemizde gelişen belirli endüstriyel üretim dallarını karalamakta; ürünlerin, üretici elinde kalmasına ve ülkemizin maddi yönden zarara uğramasına sebep olmaktadır. Bakanlığımız, özellikle farklı dallarda uzman akademisyenlerin gıda konusunda halkı yanıltmasını önemelidir. Gıda konusunda uzman akademisyenlerin araştırma sonuçlarıyla kanıtlanan durumlar dışında yapılan tutarsız açıklamaların önüne geçilmelidir. //Saygılarımızla

 
Serdar KAYAR

facebook.com/serdarkayar

twitter:com/kayarserdar

gıda mühendisleri kadro gıda mühendisleri atama gıda mühendisleri 2016 kadro
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Son Dakika:Küba Lideri Fidel Castro Yaşamını Yitirdi
Son Dakika:Küba Lideri Fidel Castro Yaşamını Yitirdi
Flaş Haber: 6 Bin öğretmen Göreve Dönüyor-İsimleri Belli mi?
Flaş Haber: 6 Bin öğretmen Göreve Dönüyor-İsimleri Belli mi?